Bir önceki yazıda söylediğim gibi, mana ve anlam madalyonun iki yüzüdür, bir metni doğru anlamanın önünde, bir kısmı dilin doğasından, bir kısmı da zaman ve mekan farklılığından ve dilin içine aktığı kültür havzasına dair tasavvur eksikliğinden kaynaklanan pek çok engel vardır. Şimdilik zaman, mekan ve kültür farklılığı gibi harici unsurları sonraya erteleyerek dilin farklı anlamalara imkân veren ihtimalli doğasını serimlemek için örnek olarak hepimizin yakinen bildiği iki ayet üzerinde duralım.
İlk ayet, abdest ayeti olarak bildiğimiz şu ayettir: “Ey müminler! Namaz kılacağınız zaman yüzünüzü, dirseklere kadar ellerinizi ve kollarınızı yıkayın, başınızı meshedin, ayaklarınızı da.” (Maide, 6)
İlk bakışta ne kadar açık, değil mi? Allah (c.c.), hiçbir ihtilafa mahal bırakmamak için abdesti tanımlamış gibi geliyor. Peki, gerçekten öyle mi? Gelin, ne kadar açık olup olmadığını test etmek için ayete hep birlikte birkaç soru soralım!
* Her namazın öncesinde abdest almak gerekir mi, yoksa sadece abdestsiz olduğumuz zaman mı abdest alalım?
* Yıkamak nedir? Suyu sadece uzvun üzerinden akıtsak yıkamış sayılır mıyız, yoksa ayrıca ovalamamız da gerekir mi?
* Ayette zikredilen sıralamaya uymamız gerekir mi, yoksa sıralamaya uymasak da abdest almış olur muyuz?
* Yüzün sınırları neresidir? Çenenin altı yüze dahil midir? Sakallı bir kimsenin sakalıyla kulağı arasında kalan kısmı yıkaması gerekir mi?
* Dirseklere kadar ellerimizi, topuklara kadar ayaklarımızı yıkayalım. İyi de dirseklerin ve topukların da yıkanması gerekir mi? Yıkamasak abdestimiz olmaz mı?
* Ayette “dirseklere kadar” kaydı yer almasaydı elimizin (yed) ne kadarını yıkamamız gerekirdi? Bileklere kadar mı, dirseklere kadar mı, yoksa omuza kadar mı?
* Ayette özel bir niyet emri mevcut değil; ama “namaz kılacağınız zaman...” denilmiş. Bu ifadeden abdest için niyet etmenin de gerekli olduğu anlaşılır mı, anlaşılmaz mı?
* Başımızı mesh edelim etmesine de tamamını mı, yoksa bir kısmını mı? Mesela saçımızın bir teline dokunsak bu mesh olur mu?
* “Mesh edin” denilmiş; ama “suyla mesh edin” denilmemiş. Kuru elimle saçıma dokunsam olmaz mı?
* “Başınızı mesh edin” ifadesinden sonra “ayaklarınızı da.” buyrulmuş. Ayaklar yıkanacak mı, yoksa mesh edilmesi yeterli mi?
Apaçık olduğunu sandığımız âyet meğer o kadar da açık değilmiş. Allah bu ihtimallerin tümünü birden murad etmiş olamayacağına göre müctehid imamlar, bir takım haricî delil ve karinelerden yola çıkarak Allah'ın muradını tespit etmeye çalışmışlar; yani yorum yapmışlar ve neticede her biri, abdestin farzları konusunda farklı farklı sonuçlara ulaşmıştır. Sözün özü, bütün bu yorumlar, birer fehm ictihadıdır; yani Allah'ın muradını anlamaya yönelik çabalardır.
Diğer ayet bir sonraki yazıya kalsın.
Yorumlar