İbn Teymiye eserlerinde maslahatın celbine ve mefsedetin def’ine çokça yer verir. Ona göre insanların dünya ve ahiret saadetleri ancak maslahatlara riayet ve mefsedetten kaçınmakla mümkündür. Hatta bunu tek başlarına sağlayamayacakları için yar-dımlaşmaları ve teşkilatlanmaları gerekir. “İnsan, tabiatı itibariyle medenidir” sözünün anlamı da budur. Bu teşkilatın esasını “emr-i bi’l-maruf, nehy-i ani’l-münker” oluşturur. Yalnız bu işin kendisi gibi ifa ediliş yöntemi de güzel olmalıdır. Çünkü dinin yapılmasını emrettiği veya tavsiye ettiği bütün meselelerde maslahatın, mefsedetten fazla olması gerekir. Allah’ın emrettiği her şeyde maslahat vardır. Fakat bunların insanlara anlatılması esnasında da maslahata riayet edilmeli; ilim ve anlayıştan uzak, hesapsız kitapsız tavırlardan kaçınılmalıdır. Yapılan işin maslahat ve mefsedeti ölçülüp tartılmalı, maslahat ve mefsedet çatış¬ması veya birden fazla maslahat yahut mefsedet arasından tercih zorunluluğu olması hali ile ilgili ge...